29 03 2009

Bahadır' ın Dramı


S- Peki donsuz nasıl geziyordunuz?
B- Bazen bir eşoftmanın içinde, bazen de eski bir şortla kamufule ediyorduk.
S- Tabi birden bire gelen rahatlık ve havadar ortam...
B- Rahatsız ediyordu tabi. Düşünün, sallanmasına alışık değilsiniz normalde.
S- Anlıyorum. Peki kaç yaşına kadar devam etti bu?
B- Baba ocağından ayrılana kadar hep devam etti.
  
>>
 
S- Yaşça biraz büyüdüğünüzde de hep eski şortlarla mı idare ettiniz?
B- Yok, on üç yaşımdan sonra babamın donlarına başladım.
S- Babanızın donları mı?
B- Babamın her zaman daha çok donu olmuştur.
S- Peki rahat edebiliyor muydunuz onlarla?
B- Amaç rahat etmek değil biliyorsunuz, o sancılı süreci atlatmaya yönelik bir çözüm.
S- Babanızın haberi var mıydı bu durumdan?
B- Donlarını kullandığımdan mı? Sanmıyorum...
S- Peki bu sancılı süreç ne sıklıkla yaşanıyordu evinizde?
B- Her pazar.
S- Her pazar ?
B- (Başını sallar)
S- Yani her pazar anneniz karşınıza dikilip...
B- Beyfendi isteğinizi kırmayıp bu programa katıldım ama lütfen böylesi hassas bir konuda fazla üstüme gelmeyin.
S- Yanlış anladınız Bahadır Bey, öyle bir amacım yok. Sadece seyircilerimizin kafasında biraz daha detaylı bir resim oluşturmak istemiştim.
B- Detaylısı metaylısı hepsi bu işte!
S- Anlıyorum. Peki şu an dönüp baktığınızda annenize karşı bir nefret hissediyor musunuz?
B- Hayır, kesinlikle... O zamanın şartları öyle gerektiriyordu.
S- Yani annenizin her çamaşır öncesinde kıçınızdaki donu istemesi normaldi, diyorsunuz.
B- Bakın, o zamanlar çamaşır makinası yoktu, herşey elde yıkanıyordu. Kadıncağız bir seferde bütün donları bitirmek istemişse kötü birşey mi?
S- Kötü birşey. Anneniz sizi her pazar günü geçici bir süre donsuz bırakmış Bahadır Bey.
B- Ama yine de annem o benim. Canım kanım.
S- İnsana kendi canından kanından birisi yapar mı böyle zulüm? Sizi en güzel oyunlarınızdan, gençliğinizin delikanlı sevdalarından çağırıp "çamaşır yıkıyorum, donunu ver" diyebilmiş... Elinize tutuşturduğu üç beden büyük beyaz baba donunu giymenizi isteyebilmiş bir kişiden bahsediyoruz.
B- Yeteeeeeeeeeeeeeeeeeeeeer!

(Bahadır elleriyle yüzünü kapatır)

S- Sevgili seyirciler süremiz çok daraldı, hemen diğer konuğumuzu almak istiyorum. Fakat önce bir reklama bağlanalım...

12 yorum:

alpernatif dedi ki...

ahah
Sabah (yeni saatle) 09.00
ve ben gülmekten böğürdüm
bir seçim yapman lazım YEC
müzik mi mizah mı
insan ikisinde de yetenekli olursa böyle arada kalabilir :))))

dipnot
sallanma kısmında nedense metronom aklıma geldi
müzikle sallanmayı bağdaştırınca böyle oldu :D

ATALET dedi ki...

=)

çok özele girmişsin..yec..
xylerin özel hayatına...
=D

alpere katılmıyorum..
müzikal komedi ???

Dolphinblue dedi ki...

hahahahaha

bahadır'a dair yeni trajik yaşanmış öyküler bekliyorum senden :) annesinide pek bir severmiş öyle mi? anlayıp empatide kurarmış üstelik... ay kaldımı dünyada böyle erkekler :P

Dolphinblue dedi ki...

sibaksına yazı yazamıyorum söyliiim sakın ondan olmasın sana en son slm verin arkadaşın yazdığı tarihin 25 şubat olduğu????

beyaz gelincik dedi ki...

yec,
yazık bahadıra...
bu kadar açık ettirme yaşadıklarını...

likelife dedi ki...

bence de komedi ve müzik bir arada devam etmeli :)))

figoltx dedi ki...

:-),:-),:-)...

Çağlar dedi ki...

Bahadır bir neslin bayrağıdır.
Evet, beyaz bayrağıdır.

oya dedi ki...

sana yukarısı için bir slogan buldum yec..
"kaybolmayan sakız gibi, sallanmayan pipi istiyoruz!"

:)

ay ne terbiyesiz bir kızım ben!

Şarküteri dedi ki...

ALPER:
Metronom Largo olunca iyi de presto' ya varırsa rahatsız ediyor hocam. Ben ikisi de olmadım, ziraat mühendisi oldum desem :)

ATALET:
Bayan okuyucular biraz "özel" buldular durumu galiba. Doğru, genelde pek girmem bu kadar derin mevzulara ama arada renk olsun o kadar atelet. Müzikal komedi? Kıllı bacaklı beyaz donlu bir adamın dans ederek şarkı söylemesi geldi birden bire gözümün önüne :) Hehehe

DOLFİNE:
Sen nerelerdesin yahu? Dükkanın kepenklerini açtın yani sonunda. Bahadır bir hayal kahraman ama böyle erkekler var daha bir kaç numune... Lazımsa adreslerini vereyim. Evet, Sibaksın taksidini ödeyemedim... Şimdi bedava olanından alıp taktırmak istiyorum ama sayfanın renklerine göre ayarlama işi gözümde büyüyor. O yüzden erteliyorum bir zamandır.

BEYAZ GELİNCİK:
Ben birşey yapmıyorum efenim, programa katılan o. Niçün katılmış? Demek ki utanacak bir yanını görmemiş!

LIKELIFE:
Tamam, arada çimenleri de sulalayabilirim ama di mi?

FIGOLTX:
İki nokta üst üste, konuşma işareti, parantez, virgül diyorsun... Üniversite sınavında böyle sorular olurdu... Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerlere sırası ile hangi noktalama işaretleri gelmelidir?

ÇAĞLAR:
Hah, işte en güzel yorum Çağlar' dan geldi... Bahadır kişisi hayal mahsulü ama bir dönemki sosyal yapıya işaret ediyor. Ana-oğul-baba ilişkileri, annenin akıl almaz fedakarlığı, bunun yanında önlenemez titizliği... Geleneksel türk aile yapısında var bu hikayenin yeri...

OYA:
Çok terbiyesizsin haaa. Kaybolmayan sakız gibi kaybolmayan pipi olsun bence :)

likelife dedi ki...

çimenleri sulamayı bırak,
yürürken sakız bile çiğneyebilirsin bence..:))

o derece..

Şarküteri dedi ki...

LIKELIFE:
:) Eyvallah.