13.04.2009

Salsa Maceraları 2


Okuyanlar hatırlar, Latin dansları ile geleneksel Türk danslarını karşılaştıran bir yazı yazmıştım geçenlerde... Ulusların kadın-erkek ilişkilerine bakışlarını yakalamaya çalışan bir yazıydı. Biraz yakalar gibi olunca nedense yarım bırakıp uyumaya gitmiştim. O gece rüyama girmedi konu. Sonraki gecelerde de girmedi. O yazı rüyama hiç girmedi. O yazı rüyama niye girsindi hem? İlahi okuyucu, sen de ne biçim beklentilerle okuyorsun... Blog sakinlerinden Çağlar arkadaşımızın da öngördüğü gibi ben o yazıya sittin sene dönmeyecektim, belki sittin birinci (61.) yıldönümünde biraz kendime gelip "allahım neydi bu bitirmeye söz verdiğim yazı?" diye işkillenebilirdim. Ama 90 yaşında bir adamın işgillenmesi ne kadar huzursuz ediciyse o kadar huzursuz olacaktım. Yani "koy Goethe, rahvan gitsin" deme ihtimalim çok yüksek olacaktı. Neyse ki bu ihtimal ortadan kalktı sayın okuyucu. Yıl 2009 ve ben kollarımın kendinden sıvanmış olmasının verdiği avantajla (üzerimde tişort var da) yazıma başladım.