28.09.2008

Mavrova' dan Aldım Sümbül

       
video

Yukarıda bir video penceresi açılmadıysa bu bağlantıyı kullanın:
http://www.youtube.com/watch?v=w1RklIMX-8c
 

24.09.2008

Ne Olabilir?


Babam: Oradan bakıyor musun oğlum?
Ben: Bakıyorum.
Babam: Bak bulamazsan annen buradan da baksın.
Ben: Yok yok bulurum.
Babam: Ama tutup ta karalardan getirme bana.
Ben: Neden?
Babam: Nedeni var mı, sülaleyi kırk yıl arındıramayız bir daha.

Yukarıdaki diyalog babamla yaptığım bir telefon görüşmesinden alınmıştır. Neden bahsedildiği hakkında tahminlerinizi duymak isterim. Cevabı yorumlar kısmında bulabilirsiniz.
  

20.09.2008

Esneme Katsayısı


Geçen gün otururken (tuvalette) kafama takıldı. Baba ocağından ayrıldıktan sonra kaç ev, kaç ev arkadaşı ve kaç şehir değiştirdim? Tabi bunların hepsi bir anda takılmadı... Önce biri, ona bağlı olarak ta diğerleri vurdu aklımın oltasına. Hemen parmaklarımı çıkartarak hesaplamaya başladım. Böyle durumlarda parmaklarımın hep yanımda olması ne güzel...

Üniversite yıllarındaki ilk ev deneyimim 2000 yılında başladı. Bu tarihten günümüze değin toplamda altı farklı evde oturmuş ve üç şehir değiştirmişim. Sekiz yıllık uzun bir süreyi göz önüne alınca çok da anormal rakamlar değil. Fakat iş ev arkadaşlarını hesaplamaya gelince biraz zorlandım, parmaklarım yetmedi... Eğer kimseyi unutmadıysam ikibinden itibaren tam 25 kişiyle ev arkadaşı olmuşum (İki aydan daha az süre beraber kaldığım insanlar bu listeye dahil değil. Ev arkadaşlarımın kız arkadaşları/erkek arkadaşları da dahil değil. Benimkiler de! Benim erkek arkadaşım yok)

12.09.2008

BEYAZ KURT


-Kafalarında tüy var.
-Biliyorum.
-Amerikalılıar "red skin" diye çağırıyor.
-Sizin insanlarınız hakkında sandığından daha çok şey biliyorum.
-Senin ülkende bizim insanlarımız nasıl bilinir?
-Nasıl bilinecek bu toprakların gerçek sahipleri olarak biliniyor.
-Gerçekten mi?
-Elbette beyazlar gelip burayı elinizden almış, sonra da keşfettik diye herşeyi yerle bir (fuck everything up) etmişler.

(Hay ağzını öpeyim der gibi bakıyor. Yeni tanışmış olmasak boynuma sarılacak)

5.09.2008

Kocamın Gözü Dışarı Kayınca Zayıfladım


Yok benim kocamın değil. Benim kocam da yok zaten... Okuduğunuz bu çarpıcı cümle televizyondaki baş-ağrılı programlarından tanıdığımız Esra Ceyhan hanımefendiye ait. Hamileliğinden sonra yapılan bir röportajında şöyle istirham etmiş:

"Doğumdan sonra kendimi odun gibi hissettiğim dönemler oldu. Belim o kadar kalınlaşmıştı ki. Kocam kimi zaman beni kilolu, uykusuz, çökmüş, şebelek gibi gördü. Bana sürekli 'Daha da kilo aldın' diyordu. Erkek seni beğenmedikçe daha da çok bakımsızlaşıyorsun. Eşim o dönem beni hiç kıskanmıyordu, gözünün ucuyla bile bakmıyordu"

2.09.2008

Hayat Kurtarma Meselesi


Dün gece televizyonda izledim, son anda çekti içeri adamı. Çekmese ölecekti. Son anda metro altında ezilmekten kurtulan adam büyük bir şükranla "hayatımı kurtardın" dedi kurtarıcısına. Bunu diyen elli küsür yaşlarda, saçları beyaz... Hacım geçmiş olsun da, sen hayatının çoğunu yemişsin zaten. Kurtarıcı beyefendi en fazla bir on seneni kurtarabildi. Onun da son ikisi yatakta, solunum makinasına bağlı... Yani haberi olaydı, gelir daha erken bir zamanda kurtarırdı.

Bu "hayat kurtarmak" lafı çok komiğime gidiyor. Yani düşünün mal gibi yaşayan bir insan var, kendisi dahil kimseye faydası yok... Biz tutup bunun hayatını kurtarıyoruz. Adam teşekkür edip mallığına kaldığı yerden devam ediyor! Eee o zaman neye yarar bizim emeğimiz? Sen ölümden dönmüşken bir silkelenip kendine gelmeyeceksen bizi niye uğraştırıyorsun?