Kurmaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurmaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.10.2009

GEMİDE

  
- Bu ağır demirler nasıl batmadan yüzüyor?
- Size okulda öğretmediler mi?
- (Kafasını hayır anlamında sallıyor)

Soruya soruyla cevabım tamamen zaman kazanmak amaçlı.

- Kaça gidiyorsun sen?
- Seneye bire başlayacam.
- Şimdi?
- Anaokuluna gidiyorum?
- Anaokuluna gidiyorsun ve geminin niye batmadığını merak ediyorsun?
- Evet.
- Adın ne senin?
- Mert.
- Bak Mert, şimdi bunlar önemli konular, arşimed falan...

6.01.2009

Feridun Abi ve Ercüment


Aşağıdaki diyalog ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. Başka bir yazı yazmak için oturduğumda böyle bir şey yazıverdim. Memleketimizdeki tüm Feridun Abi' lere ve Ercümentgillere gelsin...


- Bazen diyorum ki hepsini bırakıp kaçıp gideyim.
- Nereye Ercümentçim?
- Kayıp gideyim diyorum.
- Leblebi ister misin?
- Yok saol. Hani insanlık mercilerine istifamı verebilsem.
- Kağıt olarak mı?
- Yok, beden olarak. Kara kaşım ve gözüm için teşekkürler ama buraya kadarmış, desem.
- Ölcen yani.
- Yok buz almayayım abi bademcikler şiş.
- Bir bademcik için koca beden yakılır mı lan?
- Yok, sadece o değil be abi, biliyosun.
- Şu meretten kopamadım Ercüment, yengen çok kızıyo.
- İçelim, o zaman

"Lüüüüüvvvt"

24.12.2008

Yıl Sonu Toplaması


Hazır yıl sonuna gelmişken "blog başlığı sayıklamalarımı" derleyeyim de bedava yazı çıksın dedim. Bizim burada bir anene (gelenek, adet) var biliyorsunuz. "Şarküteri" başlığı altındaki tanım yazılarını sürekli değiştiriyoruz. Bunların bloğu tanımlama gibi kaygısı da yok üstelik, kendi başlarına serbest çağrışarak geliyorlar.

Aşağıda eskilerden seçtiğim bazı sayıklamalar var. Düzenli takip eden arkadaşlar hatırlayacak çoğunu. Ama hedef kitlemiz yeni okur. Gizli gizli okuyup kaçanlar var evet, tespit ediyoruz. Burada Ef Bi Ay' dan arkadaşlarla pizzalarımızı yerken bir yandan da on metre hata payıyla adreslerinizi tespit ediyoruz. Sizi ziyarete gelip on metre hata payıyla kahvenizi içeceğiz bir gün...

9.12.2008

Kestane Kebap


O zamanlar bilemezdik yavrum.
Çok yaygındı.
Sessizce masa üzerinde duran o şeyi ilk defa kim kucağına almak istedi?
Kimin aklına geldi böyle bir delilik cidden bilmiyorum.
Yirmibirinci yüzyıl insanlığın rahatlık uğruna yaptığı aptalca şeylerin tarihi derler...
Biz de tarihe geçtik.

Önceleri fark ettirmeden üflüyordu.
Kucağında mayışmış kedinin sıcak nefesi gibi yumuşak.
Sonra azdı.
Dizlerden kayıp o malum yer üzerine...
Offf.

22.11.2007

Küçük Mutlulukların Adamı


Aman bu şahaneymiş. Bak, bak, bak! Umut yok... Soldan geçen değil de onun arkasındaki. Evet, ilki tamam. Çok dar açıya rağmen ikinci gelecek mi? Şimdi dön. Malesef... Kırmızı şal çok uzun, yerlerde sürünüyor. İkinci, hadi ikinci. Oh, nefis. Hatta bir üçüncü. Kafanı çevirip sen de baksana. Bekle. Şimdi. Ohooo geciktik... Şu kızıla boyama modası bitmedi mi daha? Bakmazsan bakma, allah allah... Amanın o gerçek mi? İlk bakış tamam, yeterince uzun. Bembeyaz eller, o bavulu ben taşısaydım. Hadi ikinci, ikinciyi ver... İkinci bakış artı tebessüm! Mesudum. Ok kirpikler. Çok mesudum lan. Of allahım, ben neden böyle küçük mutlulukların adamıyım?

19.11.2007

Andımız


Sabahın o en lezzetli, en vazgeçilmez uykularından biriydi. Vazgeçmemek bir tercih olarak karşımdaydı fakat kapıyı yumruklayan eller öyle ısrarcı ve teklifsizce gelmişlerdi ki biraz da telaşla yatağımdan doğruldum. Gözetleme deliğinden bakınca siyah takım elbiseler içinde iki kişi görülüyordu, biri elindeki kağıtları karıştırırken diğeri de delikten gözümün içine doğru bakmaktaydı. Kapıyı açıp pijamalarımı göstermeyecek şekilde başımı uzattım:

2.08.2007

Anne Ben Nasıl Oldum?


 (1)
-Anne ben nasıl oldum?
-Seni leylekler getirdi yavrum.
-Hani şu her gece karyolayı gıcırdatan leylekler mi?
-Olabilir...

 (2)
-Anne ben nasıl oldum?
-Seni Amerikan Hava Kuvvetleri getirdi yavrum.
-For riıl?

(3)
-Anne ben nasıl oldum?
-Darvin' e göre mi, yaratılış teorisine göre mi?
-Aristo diyalektiğine göre...

15.06.2007

Bilinçaltı Sayıklamaları


Blog tutmaya karar verip bilgisayarın başına ilk oturduğumda karşılaşmıştım o soruyla... Doldurduğum üye kayıt formunun en altında, "Blogunuzu tanımlayacak bir cümle girin" denmekteydi. Çok şaşırdım, daha henüz olmayan birşeyi nasıl tanımlayacaktım ki? Neyse, ıkına sıkına şu anda anımsayamadığım bir cümle girdim oraya. Kayıt formalitesi bitip ana sayfayı tıkladığımda bir de ne göreyim, yazdığım bu uyduruk cümle en baş köşeye kurulup etrafa caka satmaya başlamamış mı? Hiçbir şekilde beni yansıtmadığı gibi blog hakkında da fikir vermeyen bu cümleyi hemen indirdim tahtından. Yerine daha güzel ve daha anlamlı birşeyler yazıp büyük bir hevesle ana sayfaya tıkladım. Yeni cümle güzeldi hoştu ama sanki o köşeye yakışmamıştı yahu... Sildim yenisini yazdım. O biraz kaldı orada, ama biraz. Onu da silip başkasını koydum. Başkası eskidikten sonra yerini bir başkasına verdi. Bir başkası...

6.04.2007

Bir Sorun Var


- Doktor bey, sayfam çok geç açılıyor.
- Tüm hastalarım hep erken açılmasından şikayetçi bay YEC, size tek bir şey söyleyebilirim; tadını çıkartın.

Aklıma Takıldı


Mantık evliliği yapan çiftler şevişirken de hep en mantıklı yolu mu tercih ediyorlar?

25.03.2007

Dünyayı Güzellik Kurtaracak


Dünyayı güzellik kurtaracaksa eğer
Ve gerçekten bir insanı sevmekle başlayacaksa herşey,
O halde hiç durmayın sevin beni.
Dünyanın geleceği uğruna,
kendimi gönüllü olarak sevilmeye açıyorum.

14.01.2007

FORVIRD


Konu: Forvırd meyıl

Lutfen okuyun.
Matematik zor durumda!!!

Yaptigimiz toplama islemlerinde "elde var bir" deyip sonra da eklemeyi unuttugumuz "1" ler yillar icinde birikerek matematik biliminde beklenmedik sorunlara yol acti. Bilim adamlari, yaptiklari olcumlerde "1" sayisinin diger rakamlara gore yuzde 30 azaldigini tespit ettiler. "1" lerin azalisi bu hizla sürerse 50 yil icide matematikte ciddi bir cokme yasanacagi tahmin ediliyor.

6.10.2006

Hayatımın Filmi


Bu yazı 5 yıl önce yazdığım bir yazının biraz geliştirilmiş bir versiyonudur.
Sanırım, buradan bakınca biraz uzun gözüküyor...
Gözünüz korkmasın, elimden geldiğince akıcı olmasına çalıştım.

**
Benim bir sinema oyuncusu olduğumu çoğunuz bilmezsiniz. Zaten ben de çıkıp her yerde söyleme meraklısı değilimdir. Evet dostlar, bu vesile ile hepinize açıklayayım o zaman

Ben bir oyuncuyum, hatta öylesine bir oyuncuyum ki, oynamazsam bir saniye bile yaşayabileceğimi sanmıyorum bu dünyada. Neyse ki şansım yaver gidiyor da her zaman farklı bir projenin içinde buluyorum kendimi. Evet, tahmin ettiğiniz gibi yine büyük bir prodüksiyonun göbeğine düşmüş bulunuyorum. Bu yeni filmden bahsederken ne kadar heyecanlandığımı tahmin edemezsiniz, bakın ellerim titriyor şu anda… Sanırım bu film hayatımın filmi olacak.

Tamam biliyorum, çok tecrübeli bir oyuncu sayılmam henüz. Hatta replik ezberleme konusunda en berbat on oyuncu arasına rahatlıkla seçilebilirim. Ama kim ne derse desin, başrole kabul edildim işte bir kere. Demek ki, replikleri bülbül gibi şakımak çok ta marifet değilmiş… Uff, bilmiyorum ya, kafam karışık biraz. Önümde zorlu bir maraton var, hazır olmak zorundayım.

8.09.2006

Farkı Hissedeceksiniz !


Hey ne duruyorsun vatandaş,
At kendini MKEK'e (Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu)
Ardında bekleyenin varmış aldırma.
Görmüyor musun her yanın cinayet.
Tüfek al, barut al, mermi al,
At atabildiğin yere...

**

Devlet güvencesi ile silah alma fırsatınız devam ediyor.
Bazı bankalar gelen tepkiler üzerine "kredi kartına 10 taksikle silahlanın" adlı kampanyamızdan çekilmiş olabilirler. Ama bu sizi durdurmasın!

26.08.2006

Bu Böyle Olmayacak

 
  • Benim adım Mustafa, senin adın Mustafa. Bu böyle olmayacak, bu devirde tek isim kime yeter? Bundan sonra ikimizin adı da Mustafa Kemal olsun. 
  •  
  • Benim adım Mustafa, senin adın Mustafa. Bu böyle olmayacak, bundan sonra senin adın Necmi, benim adım da Fuat olsun. Yo, du bi dakka, seninki Nafiz benimki Adem olsa daha güzel olacak sanki… yo yoo…
  • Benim adım Mustafa, senin adın Mustafa. Bu böyle olmayacak, artık içimizden bir devrimci çıksa da değiştirse şu isim kanunu.