Salsa Maceraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salsa Maceraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.05.2009

Salsa Maceraları 4


İyi kötü salsa düşünen, boş zamanlarında kimseye görünmeden adım çalışan birisi oldum çıktım. Kendimden beklemediğim bir performanstı doğrusu bu. Latin dans hocalarının dillerinden düşürmediği "uno, dos, tres, cinco, seis, siete" benim ağzımda "bir, iki, üç, beş, altı, yedi" ye dönüşüp robot adımlarıma kılavuzluk ettiğinden beri kendimi salsacıdan sayıyordum da, gün geçtikçe hünerlenip robotlara özgü o basiretsizliği de atınca iyice havalara girdim. Az şey değildi bir TC vatandaşı için latin kültürüne adapte olmak. Latin kültürüne adapte olup ispanyolca ingilizce karışımı hibrit bir dil konuşan hocalardan dans öğrenmek...

Bakın size fotoğraf albümümü sunayım. Yeşil bantlı ilk fotoğrafı serinin ilk yazısında paylaşmıştım. Aşağıda gördüğünüz ikinci kur bandımı ise altı adımda 720 derece dönmeyi başardıktan sonra hak ettim.

7.05.2009

Salsa Maceraları 3


"Salsa Maceraları 2 " diye başlık atınca ikincisinin de gelmesi şaşılacak bir şey değil elbet. Nasıl Terminatör 2' den sonra Terminatör 3 geliyorsa, Testere 2' den sonra Testere 3' geliyorsa, Salsa Maceraları da kendi içinde devam eden bir seri olacak. Olacak olacak ta, ben bu ekonomik kriz ortamında niye seri yazı işine girdim onu anlamadım. Bir yazının maliyeti kaça çıkıyor? Harflerin, noktalama işaretlerinin kilosu kaçtan başlıyor? Bunları hesap etmeden diziye girmek, kasapsız danaya girmekten farksız. Bir de okuyucunun ilgisini belli bir düzeyde tutma zorluğu var... 20 küsür bölümlük dizilerin altından başarıyla kalkan Alpernatif ustadan ders mi alsak ki? Bizimki şurada üç dört bölümlük naçizane salsa kursu gözlemleri üzerine olacak, öyle tarihi doku içinde gelişen büyük bir prodüksiyon da değil...

Fakat girmiş bulunduk bir kere, devamını getirmek boynumuzun borcu.

25.01.2009

Salsa Maceraları 1


O gece o dans klübünde sessizce etrafıma bakarken aklıma geldi bu yazıyı yazmak. Tabi benim sessizliğim lafın gelişi, etrafım on desibellik vanalardan yağmurlama fışkırtılan çılgın salsa ritimleriyle çevrilmiş durumda. Müzikten sırılsıklam bir haldeyiz. Dans pistinde bir damla kuru yer kalmamış, çiftler şeytani bir uyumla raksediyor. Arada havaya atılan kadınlar görüyorum, suyun üzerine hoplayan balıklar gibi şaşkın ama sağ sağlim yere ineceklerinden de bir o kadar emin, gülüyorlar... Cenab-ı Allah her uçana bir tutan nasip eylemiş. Herkes attığını tutuyor, kimse başkasının eşini yakalamıyor. Dans ahlakı bu... Her kim ki komşusunun attığına göz diker, öte dünyada iki yakası bir araya gelmez, buyrulmuş.