Ev arkadaşım nerden bulduysa bulmuş, kapağında Riçırd Giır' ın kocaman kafasının basılı olduğu bir dergi getirmiş eve. Adam sanki canlı gibi çakır çakır gözlerle bakıyor fotoğraftan sana doğru...
Bir müddet salonda masa altlarında dolaştı Riçırd... Tam kayboldu derken, geçen hafta klozetin üzerinde rastladım tekrar. Sifonun çekildiği yere tünemiş meraklı meraklı bakıyor... Karşısına geçtim ama inanın kolay değil, bir anda indiremiyor insan pantalonu... Ha bi de sokaktan geçen adam değil ki, tanıdığımız sevdiğimiz bir holivıd aktörü. Neyse, işe geç kalacaktım ve kaybedecek zamanım yoktu, işedim çıktım.
Takip eden günlerde hep aynı yerde karşılaşmaya devam ettik Riçırd' la. Ne zaman küçük abdestimi ifa etmek üzere pozisyon alsam, Riçırd' ı aynı açıdan aynı ifadeyle beni izlerken buluyordum. Hani şöyle kaşını hafif bir kaldırsa, valla binlerce özür dileyip koşarak terkedebilirdim tuvaleti. Ama Riçırd gelmiş geçmiş bütün fotoğraflar gibi vakur, bir o kadar da gururluydu. Hiç bozmadı kendini.
